Bağımsızlık Yolu: On Yıllardır AKSA’yı Yeterince Doyuramadınız Mı?

Bağımsızlık Yolu üyeleri bugün Başbakanlık binası önünde basın açıklamasında bulundu.

Basın açıklaması öncsıe konuşma yapan Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, Kamu İhale Yasasında yapılmak istenen değişiklik ve bu değişiklikle özellikle AKSA’ya yaratılmaya çalışılan kıyak rant sistemini protesto etmek için toplandıklarını açıkladı.

Rahvancıoğlu, özellikle KIB-TEK’in yıpratılması, bu yıpratmanın halka yüksek elektrik faturaları olarak yansıması ve toplumun elindeki birikimin, değerlerin tek bir şirkete sürekli olarak aktarılıyor olmasını eleştirdi. Kıbrıs’ın kuzeyinde kurulu olan rejimin belirli sermaye odaklarına sürekli olarak kaynak aktarma üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Rahvancıoğlu, bu kadar büyük sermaye odaklarını desteklemek için halkın gelirinden, hatta asgari ücretten az kazananın gelirinden de kesinti yapma planında olduğunu söyledi. 

Rahnvancıoğlu: Çocuklarımıza Laik Görülen Çadırlar Yakın Gelecekte Tüm Toplumumuza Laik Görüleceğe Benzemektedir

Rahvancıoğlu, deprem riski olan bölgelerdeki okullarda eğitim gören çocukların çadırda eğitim yapılacağını hatırlatarak “yılda 28 milyon dolar sadece kira bedeli olarak AKSA’ya ödeme yapılmaya devam edilecek, külliye inşaatına devam edilmektedir” dedi. Çocuklarımıza laik görülen çadırlar yakın gelecekte tüm toplumumuza laik görüleceğe benzemektedir diyen Rahvancıoğlu, “yeter ki sermaye semirsin, sermayeye kaynak aktarılmaya devam edilsin” dedi.

Kamu İhale Yasası’nda yapılmak istenen değişiklik bu zihniyetin ürünü olduğunu söyleyen Rahvancıoğlu, yirmi yıldır halkın sırtında asalak gibi beslenmekte olan AKSA’nın, yirmi yıl daha sorgusuz sualsiz beslenmeye devam etmesi hedeflendiğini aktardı. Bağımsızlık Yolu’nun tüm bu yaşananları protesto etmek amacıyla Başbakanlık önündeki bulunduğunu aktardı.

Rahvancıoğlu’nun konuşması sonrasında, Bağımsızlık Yolu adına basın açıklaması Bağımsızlık Yolu Parti Meclisi Üyesi Umut Ersoy tarafından okundu.

Açıklamanın tam metni şöyle:

ON YILLARDIR AKSA’YI YETERİNCE DOYURAMADINIZ MI?

On yıllardır emekçi halkımızın kamusal enerji ihtiyacı karşılanmadığı gibi, alın teri de AKSA’ya peşkeş çekiliyor. On yıllardır, sözleşme taahhütlerini yerine getirmediği, ihtiyaç fazlası ödeme yapıldığı Sayıştay raporlarıyla da sabit olan AKSA semirtiliyor, korunuyor, kollanıyor. Kıb-Tek’in ise yeni yatırım yapması engelleniyor, mevcut santraller bakımsızlığa terk ediliyor ve bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de üstüne borçlandırılıyor. Bu borç ise emekçi halkın sırtına yükleniyor. AKSA’ya geçilen kıyaklardan döviz bazlı alım garantisini, yakıt parasını bir kenara bıraksak bile, sadece kira bedeli olarak bugün AKSA’ya yıllık 28 milyon dolar ödeniyor. İki yıl ödenen kira bedeli ile yeni bir santral kurulabileceğini göz önünde bulundurursak; sözleşmenin halkın enerji ihtiyacını sağlamaya yönelik değil, sadece ve sadece bir özel şirketin rant elde etmesi üzerine kurulu olduğunu anlamaya yetecektir. AKSA’ya çekilen kıyaklar sadece kira bedeli ile sınırlı değil. Sayıştay raporlarına da yansıdığı gibi AKSA’nın sözleşmesinin yenilendiği günden bu yana yapılan ihtiyaç fazlası ödemeler milyar doları bulmak üzere. İşte böylesi bir sözleşmenin sonuna gelindiği dönemde, Ünal Üstel AKSA CEO’su Cemil Kazancı ile bir meyhanede görüşüyor, Erhan Arıklı “sözleşmeyi yenileyebilmek için Kamu İhale Yasası’nda değişikliğe gidilmesi gerektiğini” söylüyor. Geçtiğimiz hafta resmî gazetede yayınlanan Kamu İhale Yasası değişiklik önerisi ile doğrudan alımın önü açılarak AKSA’nın sözleşmesi ihalesiz ve adrese teslim olarak yenilenmek isteniyor.

Sormak istiyoruz: Kamu İhale yasası bir kenara iterek gerçekleştirdiğiniz doğrudan yakıt alımlarıyla yeterince rant dağıtmadınız mı? On yıllardır kamu kaynaklarını peşkeş çektiğiniz AKSA’yı yeterince doyuramadınız mı? AKSA, emekçi halkımızın sırtından yeterince semirmedi mi? Cemil Bey’in kâr ve rant arzusunun bir sonu var mı? İhalesiz ve adrese teslim yeni sözleşmede bu sefer hangi kıyakları geçmeyi planlıyorsunuz?

Sermayenin iş takibini yapmak ve aradan kendi payınıza düşeni koparmak dışında bir beceriniz yok ama yine de hatırlatmak istiyoruz. Emekçi halkımız Kalecik Santrali’nin kurulum maliyetini ve çok daha fazlasını AKSA’ya gani gani ödemiştir. AKSA’nın sözleşmesi derhal feshedilmeli ve Kalecik Santrali kamulaştırılmalıdır. Böylece Kıb-Tek’e yatırım yapabilmek için gerekli olan ama bir türlü bulamadığınızı söylediğiniz kaynak da kendiliğinden ortaya çıkmış olacaktır.

Ayrıca:

Kamusal hizmet verme kapasitesini yitirmiş Kıb-Tek, demokratik özerkliğe kavuşturularak yeniden yapılandırılmalı ve halkın denetimine açık hale getirilmelidir.

Yüksek enerji tüketimi yapan otel ve casinoların konutlardan daha düşük elektrik tarifesine sahip olması zaten güçlü ve avantajlı olan azınlık bir kesimin korunup kollanmasının en basit örneğidir. Otel ve casinoların elektrik tarifelerinde değişikliğe gidilerek, konut tarifeleri rahatlatılmalıdır.

Konut tarifelerinin 250 KW’a kadar kesimi ücretsiz olmalı, çok tüketenden çok, az tüketenden az prensibiyle tarifeler güncellenmelidir.

Fosil yakıt tüketimine dayalı akaryakıt enerji santralleri miyadını doldurmuştur. Bu noktada yenilebilir, temiz ve ucuz enerji için gerekli yatırımları yapabilmek adına orta ve uzun vadeli planlar oluşturulmalıdır. Orta vadede akaryakıt santrallerinden görece daha temiz ve ucuz olan doğalgaz ile çalışan santraller bir alternatif olarak değerlendirilebilir. Ancak esas hedeflenmesi gereken; güneş, rüzgar, çöp gazından enerji üretimi vb. gibi yenilebilir ve dışa bağımlı olmayacağımız enerji kaynakları olmalı ve fosil yakıta dayalı enerji üretimini uzun vadede sıfır çekecek programlı bir geçiş süreci bugünden planlanmalıdır.

Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu olarak, tüm bu saydıklarımızın mevcut çürümüş rejim partileri tarafından hayata geçirilemeyeceğini biliyoruz. Bugün hükümet koltuklarında oturanlar, iktidar erkini ellerinde bulundurmuyorlar. AKSA başta olmak üzere, kâr ve rant uğruna ülkemizi, emeğimizi ve umutlarımızı yağmalayan bir avuç sermayedara, ultra zengine hizmet edenlerden hiçbir ümidimiz yok. Ancak bu ülkenin zenginliklerini ürettiği halde, her şeyden mahrum bırakılan emekçiler ayağa kalktığında, ancak işte o zaman hem tüm yolsuzluklarınızın hesabı sorulacak hem de temiz, kamusal enerji politikaları hayat bulacak. Şimdi AKSA’nın bayiliğini üstlenmiş olanlar da o gün geldiğinde yargılanacak! Bu yağma düzeni yanınıza kâr kalmayacak!