Bağımsızlık Yolu Yerel Yönetimler Programı’nı ve Yerel Seçimlerdeki Tavrını Açıklandı

Bağımsızlık Yolu, 14 Kasım 2022 Pazartesi günü Merkez Lefkoşa’da gerçekleştirilen basın toplantısı ile parti üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştay sonucunda oluşturulan Yerel Yönetimler Programı ve Bağımsızlık Yolu’nun Yerel Seçimlerdeki tavrı açıklandı.

Açılış konuşmasını Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu’nun yaptığı basın toplantısında, İstanbul’da yaşanan acı olaydan dolayı duyduğu üzüntüyü paylaşan Rahvancıoğlu, hayatını kaybeden kişilere ve yakınlarına başsağlığı diledi. Türkiye halklarına geçmiş olsun dileklerini ileten Rahvancıoğlu, Türkiye halklarının çok daha güzel günleri hak ettiklerini ve yakın bir gelecekte buna kavuşmalarını dilediğini belirtti.

Bağımsızlık Yolu Yerel Yönetimler Programında 3 Ana Başlık

On altı sayfadan oluşan Yerel Yönetimler Programı kitapçığında üç ana başlığın yer aldığını ifade eden Rahvancıoğlu, bunların “Sosyal Belediyecilik”, “Alt Yapı ve Üst Yapı” ile “Yerel Ekonomi” olarak belirlendiğini açıkladı. Program kitapçığını, hak, adalet ve sosyal eşitlik prensipleriyle hazırlandığını söyleyen Rahvancıoğlu, “Bu başlıkların hayata geçirilebilmesi için öncelikle kimler yüzünden, hangi kesimler yüzünden bunların şu anda gündemimizde olmadığını bilmemiz gerekiyor. Kime karşı ve kimlerle birlikte mücadele etmemiz gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Ama en önemlisi mücadele etmemiz gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Çünkü kitapçıkta yazılanlar; çok zeki, iyi veya becerikli insanların hayata geçirebileceği, gökten zembille inecek güzel sözler ya da bir şirketin müşterilerine vaadettiği güzel ürünler değil, hep birlikte uğruna mücadele etmemiz gereken noktalardır” diye konuştu.

Belediye Başkanları Karşısında Belediye Meclisleri, Meclisler Karşısında Halk Güçlenmelidir

Rahvancıoğlu, Bağımsızlık Yolu’nun yerel yönetimlerin tarihsel olarak demokrasinin kalbi olduğunu ve bu sebeple bölge halkının esas söz sahibi olacağı, yerel yönetime doğrudan katılabileceği yönetim biçiminin geliştirilmesi gerektiğini savunduğunu söyledi. Bağımsızlık Yolu’nun esas olanın her yönetim kademesinde doğrudan demokrasi ilkesinin hayata geçirilmesi olduğunun bilincinde olduğunu belirten Rahvancıoğlu, her alanda söz-yetki-karar ve uygulama pratiklerinin halka yayılması için mücadele edildiğini vurguladı.

Rahvancıoğlu, Belediye Başkanları karşısında Belediye Meclislerinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaparak, halkın tüm kararlara ilişkin özne kılınmasını hedeflendiğini ifade etti. Bağımsızlık Yolu Yerel Yönetimler Programı’nda belirtildiği üzere, bölge halkına daha çok söz hakkı verebilecek köy ve kent meclisleri kurulması gerektiğini belirten Rahvancıoğlu, bölge halkının aracısız, doğrudan katılımcı olacağı bu meclislerin düzenli toplantılar yaparak bölge halkının nabzının, yerel yönetim kararlarına yön vermesinin mümkün olacağını söyledi.

Rahvancıoğlu, Yerel Yönetimler Programı’nda her belediyenin kendi sınırları içerisinde ikamet eden bireylere yönelik “Kent Kimliği” oluşturmasını ve vatandaşlığa bağlı olmadan o bölgede yaşayan herkesin belediyenin tüm hizmetlerinden yararlanabilmesine yer verildiğini açıkladı.

Sosyal Hizmetler Alanında Yerel Yönetimlerin De Sorumluluğu Var

Bağımsızlık Yolu Lefkoşa Bölge Sorumlusu Cansu N. Nazlı, içinde yaşadığımız neoliberal dönemde, sermayenin çıkarları için bilinçli olarak boş bırakılan sosyal hizmetler alanında tıpkı devletin olduğu gibi, yerel yönetimlerin de sorumluluğu bulunduğunun altını çizdi.

Nazlı, çocukların, yaşlıların, yoksulların, engellilerin, kadınların, LGBT bireylerin toplumsal yaşam içerisinde maruz kaldığı eşitsizlik, ayrımcılık ve şiddetle mücadelede belediyelerin, kendi sınırlarında bulunan risk grubundaki kimseleri tespit ve takip açısından devlete kıyasla daha etkili olma potansiyeli taşıdığını söyledi. Nazlı, Bağımsızlık Yolu’nun yalnızca insanı merkeze alan bir bakış açısı yerine kentte yaşayan hayvanları, ağaçları, toprağı, havayı ve denizleri kentsel yaşamın insanlar kadar vazgeçilmez birer unsuru olarak gören bir sosyal belediyecilik anlayışına sahip olduğunu belirtti.

Nazlı, Yerel Yönetimler Programı’ndaki “Sosyal Belediyecilik” kapsamında “Kolektif Mutfaklar”, “Kamusal Çamaşırhaneler”, “Kadın Sığınma Evleri ve Şiddet Önleme Merkezleri”, “Yaşlılara İhtiyaçları Dahilinde Hizmet ve Destek Hattı”, “Engelsiz Kentler ve Köyler İçin Engelli Dostu Uygulamalar”, “Kamusal Kreşler ve Etüt Merkezleri”, “Köy Kültür Merkezleri, Aktivite Merkezleri ve Sanat Kompleksleri, Kitap Etkinlikleri”, “Kapalı ve Açık Spor Tesisleri ile Kamp Alanları”, “Halk Sağlığı Önlemleri ve Uygulamaları” ve “Hayvan Dostu Yerel Yönetim Uygulamaları” başlıklarına yer verildiğini belirtti.

Nazlı, “Bağımsızlık Yolu’nun sosyal belediyecilik anlayışı kadın, çocuk, ağaç ve sokak hayvanının yaşayabilmesi için kurguladığımız bir örgütlenme ve direniş programıdır” dedi.

Kamusal Alanları, Yol ve Sokakları Daha Yaşanılabilir Hale Getirmeliyiz

Kıbrıs’ın kuzeyinde inşaat söz konusu olduğunda göze çarpan en büyük sorun çarpık yapılaşma olduğunu belirten Bağımsızlık Yolu Lefkoşa Bölge Örgütü Yöneticisi Evren Cem, çarpık yapılaşma biçiminde, tüm idari disiplinleri bir arada yönetmek imkansızmış izlenimi yaratıldığını ve kentsel hayatın kaosa teslim olduğunu ifade etti. Bağımsızlık Yolu’nun inşaat şirketlerinin keyfine bırakılan yapılaşma sürecinin, kamu yararına ve planlı bir şekilde organize edilmesi için mücadele ettiğini söyleyen Cem, bu sürecin yürütülmesinde yerel yönetimlerin merkezi bir rol oynaması gerektiğinin önemine dikkat çekti.

Cem, Bağımsızlık Yolu’nun çevre, yol, alt yapı ve arıtma gibi uzmanlık içeren konularda muhataplardan doğru ve etkin bir şekilde faydalanılması ve altyapı çalışmalarında ilgili tüm idari disiplinlerinden ve paydaşlardan görüş alınması gerektiğini savunduğunu söyledi. Şehirlerarası hafif raylı sistemler ile kamusal toplu taşıma hizmetinin kurulması gerektiğini ifade eden Cem, şehir içinde ise yenilenebilir enerji ile çalışan ucuz ve kamusal toplu taşıma sistemleri geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Cem, Yerel Yönetimler Programı’nda “Çevre”, “Yapılaşma”, “Kanalizasyon/Yol/Arıtma”, “Kamusal Toplu Taşımacılık” başlıkları altında bu detayların açıklandığını belirtti.

Belediyeler Aracılığı ile Planlı Bir Ekonomik Model Oluşturmalıdır

Bağımsızlık Yolu Parti Meclisi Üyesi ve Dış İlişkiler Sekreteri Mustafa Keleşzade, Bağımsızlık Yolu’nun, belediyelerin bir yandaş devşirme alanı olarak kullanılmasına da piyasa mantığı ile kar odaklı çalıştırılmasına da karşı olduğunu açıklayarak, sosyal belediyecilik anlayışıyla hem hizmet hem istihdam hem de demokrasinin el ele yürüyebileceğini belirtti. Keleşzade, belediyelerin şirket gibi yönetildiğini ve belediyeler aracılığı ile büyük sermayenin palazlandırılarak küçük esnaf ve küçük üreticinin baltalandığı neoliberal belediyecilik modeli karşısında, yerel üretimin kooperatifler aracılığı ile planlı bir şekilde düzenlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bağımsızlık Yolu’nun taşeron işçi çalıştırılmasına, taşeron şirketlerin emekçilerin sırtından kar elde etmesine ve sendikasız, güvencesiz emek sömürüsüne karşı mücadele ettiğini vurgulayan Keleşzade, emek, tarım, tüketim ve dağıtım kooperatifleri aracılığı ile örgütlenmiş üreticilerin, yerelden başlayarak belediyeler aracılığı ile planlı bir ekonomik model oluşturması gerektiğini ifade etti.

Keleşzade, “Yerel Ekonomi” başlığının altında “Kooperatifleşme”, “İstihdam”, “Vergilendirmeler” ve “Kamusal Tarım Üretimi” konularına yer verildiğini söyledi.

Bağımsızlık Yolu Yerel Seçimlerdeki Tavrını Açıkladı

Kitapçıkta yer alan başlıkların aktarılmasının ardından söz alan Rahvancıoğlu, Yerel Yönetimler Programı’nın seçim süresince halka dağıtılacağını ve kitapçığın ayrıca internet sayfasından erişilebilir olacağını belirtti.

Bağımsızlık Yolu’nun yerel seçimlerdeki tavrını açıklayan Rahvancıoğlu, Gazimağusa Belediyesi’nde Bağımsız Aday Salih Oktay’a, Lefkoşa Türk Belediyesi’nde Toplumcu Demokrasi Partisi Adayı Mehmet Harmancı’ya, Girne Belediyesi’nde ise Kıbrıs Sosyalist Partisi Adayı Osman Zorba’ya destek vereceklerini söyledi. Rahvancıoğlu, Bağımsızlık Yolu Parti Meclisi’nin aldığı karara göre Güzelyurt Belediyesi’nde Mahmut Özçınar’a karşı Cumhuriyetçi Türk Partisi Adayı Osman Bican veya Bağımsız Aday Reşat Kansoy’a oy verilmesi yönünde çağrı yaptı. Bağımsızlık Yolu’nun Güzelyurt Belediyesi’nde, Toplumcu Demokrasi Partisi tarafından oluşturulan ortak listeye katılacağını ifade eden Rahvancıoğlu, Bağımsızlık Yolu’nun Lefkoşa Türk Belediyesi ve Girne Belediyesi’nde kendi logosu, kendi adayları ve listesi ile seçime katılacağını açıkladı. Bağımsızlık Yolu’nun seçim partisi olmadığını vurgulayan Rahvancıoğlu, kadının, emeğin, doğanın özgürleşmesine karşı mücadelenin devam edeceğini belirterek, örgütlenmenin önemine dikkat çekti. Rahvancıoğlu, “Özellikle dinsel gericiliğin ve şövenizmin yükselmekte olduğu, Kıbrıslı Türk halkının varlık ve kimlik mücadelesinin inkar edildiği koşullarda ‘iyi insan” diye düşünerek değil, halkımızın durduğu yeri sorgulayarak hareket etmesini talep ediyoruz ve bu yönde çağrı yapıyoruz” diye konuştu.