
UBP Milletvekili Hasan Küçük imzasıyla Meclis’e sunulmuş olan İş Sağlığı ve Güvenliği (Değişiklik) Yasa Önerisi, amacını “işverenlerin sorumluğunu net bir şekilde tanımlamak” olarak koysa da fiilen patronların özellikle ölümlü ve ağır yaralanmalı iş kazalarındaki cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yöneliktir. Yasada yapılmak istenen değişiklik ile patronlar cezasızlık zırhına bürünmekte ve bütün sorumluluk emekçilerin sırtına yıkılmaktadır. Bu düzenleme, emekçilerin yaşam hakkına yapılmış açık bir saldırıdır.
Mevcut yasada ölümlü veya ağır yaralanmalı bir iş kazası, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihlal etmesi sonucu meydana gelmişse, işveren hakkında doğrudan yargı süreci başlatılabilmektedir. Fakat yapılmak istenen düzenleme ile, yargı süreci işçinin sıfır kusurlu olması ön koşuluna bağlanıyor. Bu ön koşul yasanın mantığını tamamen tersyüz ediyor. Mevcut yasada yargı yolunu açan kriter işverenin yükümlülük ihlaliyken, yeni düzenleme ile işçinin en küçük dikkatsizliği, talimata uymadığı iddiası, refleksif bir hareketi bile işverenin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yetiyor. Bu iş hukukunun ve işçi sağlığı hukukunun temel mantığıyla tamamen ters, patronları aklamaya ve bütün sorumluluğu işçinin üstüne yıkmaya dönük bir yaklaşımdır.
Yeni düzenleme ile “hapis cezası sadece gerçek kişi işverenler için uygulanabilir” denerek şirketler (tüzel kişiler) fiilen cezai sorumluluk dışına çıkarılıyor. Halbuki Kıbrıs’ın kuzeyinde iş kazalarının büyük bölümü şirketlerde ve taşeronlarda gerçekleşiyor. Şirketlerin yöneticileri içinse hapis cezası, “bilfiil ihmal” gibi ispatı neredeyse imkansız olacak bir şarta bağlanıyor.
Yasa Önerisi, kanun önünde eşitlik prensibi ile de çelişiyor. Yapılmak istenen değişiklikte “Başka yasalar olsa bile bu Yasa uygulanır” deniliyor. Bu madde işveren lehine daraltılmış sorumluluğu tüm hukuk sistemine yayıyor. Ceza Yasasının 210. maddesinde “Tedbirsizlik ve Dikkatsizlik Yüzünden Ölüme Neden Olma” suçunu herhangi bir kişi işlerse yargılanacağı, ancak bir patron bu suçu işlerse, kanun önünde eşitlik prensibi ihlal edilerek yargılanmayacağı garabet bir durum yaratılıyor.
Patronlara Cezasızlık Emekçilerin Yaşam Hakkına Saldırıdır!
Bu düzenleme, iş kazalarının sebebini Kıbrıs’ın kuzeyinde kurulmuş kapkapçı sermaye düzeninden koparıp, bireysel işçi hatasına indirgeme girişimidir. İş kazaları kontrolsüz, kuralsız çalışma koşullarının, taşeronlaşmanın, uzayan çalışma saatlerinin, maliyet düşürme baskısının, kâr hırsının doğrudan sonucudur. Bu yasa değişikliği, iş kazalarını önleyecek koşulları yaratmayı değil, önlenebilir iş cinayetlerinde patronları cezasızlıkla korumayı amaçlamaktadır. Bu öneri yasalaşırsa, iş cinayetlerinde patronlara yargı yolu fiilen kapanır. “İşçinin kusuru vardı” savunması standart refleks haline gelir. Zaten patronlar tarafından salt bir maliyet kalemi olarak görülmekte olan iş sağlığı güvenliği önlemleri bir kenara bırakılır. Müfettiş raporları siyasal ve sınıfsal baskıya daha açık hale gelir çünkü raporun odağı artık işveren ihlali değil, işçinin davranışı olur. Müfettiş fiilen işverenin avukatı gibi konumlandırılır. Patronların cezasızlık ehliyeti işçi üstündeki baskıyı artırır. İşçi tehlikeli işi reddetmek yerine kabullenmeye zorlanır. Bu düzenleme, iş cinayetlerini teşvik eden bir zemin taşımaktadır ve emekçilerin yaşam hakkına yönelik açık bir saldırıdır.
Bağımsızlık Yolu olarak, iş hukukunun temel prensiplerinden olan işverenin kusursuz sorumluluğu esasına da açıkça aykırı olan İş Sağlığı ve Güvenliği (Değişiklik) Yasa Önerisi kabul etmiyoruz! İş cinayetlerinde asıl ve belirleyici sorumluluk işverendedir. İşçinin kusuru iddiası, işverenin yükümlülüklerini ortadan kaldıramaz. Şirketler ve yöneticiler işçi ölümlerindeki cezai sorumluluklarından kaçamaz! Kıbrıs’ın kuzeyinde patronlar için yaratılmış dikensiz gül bahçesi; güvencesiz, sendikasız, mutsuz çalışma koşulları yetmemiş ki bir de üstüne iş cinayetlerindeki sorumluluklarından sıyrılmaya çalışmaktadırlar. İşçilerin canına kasteden bu yasa değişikliğini kabul etmiyoruz. Sendikasız işçi çalıştırmak yasaklanana kadar mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz!
İş Cinayetlerini Teşvik Yasasına Hayır!
İş Cinayetlerine Cezasızlık Yasasına Hayır!
Emekçilerin Canına Kasteden Yasaya Hayır!
Sendikasız İşçi Çalıştırmak Yasaklansın!
Bağımsızlık Yolu
Emekçinin Partisi