Maronitler Kendi Muhtarlarını Seçebilecek mi?

Yerel seçimler yine yaklaşıyor, ancak Kıbrıslı Maronitlerin kendi muhtarlarını seçme hakkı hâlâ havada asılı durmaya devam ediyor. Rejim partileri meclis komitelerinde karma oy sisteminin kaldırılmasını, iki seçimin bir arada yapılmasını tartışmaya devam ederken, Kormacit sakinlerinin en sıradan hakkı hâlâ güvence altına alınmış değil. Kıbrıslı Maronitler 2005’ten bu yana kendi muhtar ve azalarını seçebiliyor olsa da, bu hiçbir zaman bir yasaya dayanan bir hak olmadı, doğrudan Dışişleri Bakanlığı’nın idari takdirine bağlı kaldı. Kimin aday olabileceğine, kimin aday olamayacağına, seçimin yapılıp yapılmayacağına bile, hiçbir gerekçe göstermeden bakanlık karar veriyor.

Hatırlatmak gerekiyor ki 2022 yerel seçimlerinde Maria Skoullou’nun muhtar adaylığının engellenmesi için Bakanlığın takdiri yeterli olmuştu. Ortada ne bir mahkeme kararı, ne bir soruşturma, ne de itiraz edilebilecek yazılı bir gerekçe vardı. Böylesi bir kararın sebebi sorgulandığında sözlü olarak “güvenlik gerekçesiyle” denmesi yeterli olmuştu. Aynı topluluktan bir başka aday hiçbir engelle karşılaşmazken, bir diğerinin adaylığı bir imzayla ortadan kaldırılabilmişti.

Kıbrıslı Maronitlerin kendi muhtarlarını seçme “hakkı” öylesine bir hak ki, daha doğduğu ilk andan itibaren Dışişleri Bakanlığı’nın o günkü siyasi hesabına tabi kılınan bir “izin” olarak kurgulanmış ve aradan geçen yirmi seneyi aşkın sürede hiçbir rejim partisi tarafından yasal güvence altına alınma ihtiyacı hissedilmemiştir. Kendi çıkarları söz konusu olduğunda Meclis komitelerinde hızla bir araya gelip oybirliği ile yasa çıkarabilen rejim partileri, bu meseleyi gündemlerine dahi almamıştır.

2005 yılında bu uygulamayı başlatan CTP hükümetleri, daha ilk günden bu hakkın sakat doğmasına yol açmış ve hükümete gelip gittiği onca yıl boyunca bu hakkı düzenleyen herhangi bir yasal dayanak hazırlamamıştır. Kıbrıs sorununda azınlık statüsüne düşmeyiz demeye gelince, mangalda kül bırakmayan UBP ise küçücük bir topluluğun köy muhtarını seçmesine bile tahammül edememiştir. En temel temsil hakkını bir bakanlığın keyfine bırakmakla kalmamış, buna müdahale edip engel koymakta beis görmemiştir.

Yerel seçimler kapıdayken bir kez daha hatırlatıyoruz: Kıbrıslı Maronitlerin kendi temsilcisini seçme hakkı, bakanlığın idari izni olmaktan çıkıp yasal bir güvenceye kavuşmalıdır. Adaylık başvurularının nasıl değerlendirileceği, hangi gerekçeyle reddedilebileceği ve bu ret kararına nasıl itiraz edilebileceği açık ve denetlenebilir olmalıdır. Birilerinin lütfuyla değil, herkesin bilebileceği ve dayanabileceği bir yasal çerçeveyle olmalıdır. Bir topluluğun kendi köyünde kimi seçeceğine karar verme hakkı gibi en asgari demokratik temsil hakkı, bir bakanın iki dudağı arasında değil, yasada olmalıdır!

Bağımsızlık Yolu
Emekçinin Partisi