
Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Sorumlusu Celal Özkızan, seçimlerin emek siyasetini Meclis’e taşıma aracı olduğunu belirterek, memleketteki sorunların yalnızca kötü yönetimden değil, bu sorunlardan çıkar sağlayan kesimlerden de kaynaklandığını vurguladı.
Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Sorumlusu Celal Özkızan, Emeğin Gündemi programında Bağımsızlık Yolu’nun seçim kararını ve siyasal yaklaşımını anlattı. Seçimlerin yalnızca oy kazanma yarışı değil, mücadeleyi büyütme alanı olduğunu belirten Özkızan, seçmene vaat değil, mücadele sözü verdiklerini söyledi.
Pahalılıktan konut sorununa, toplu taşımadan eğitim ve sağlık hizmetlerine erişime kadar pek çok sorunun kötü yönetimle açıklanamayacağını kaydeden Özkızan, bu sorunlardan zenginleşen kesimlere dikkat çekti. Çözüm için çıkarları zarar görecek kesimlerle mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
Kaynaklarımızı Mücadeleyi Büyütmek İçin Kullanıyoruz
Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu’nun yalnızca genel seçimlere katılma kararının yerel seçimleri önemsiz görmesinden kaynaklanmadığını belirten Özkızan, partinin üyelik aidatları, dayanışma etkinlikleri ve yayın gelirleriyle ayakta durduğunu ifade etti. Kendi iş ve yaşamlarının yanında siyasal mücadele yürüten üyelerden oluşan partinin sınırlı emek ve kaynaklarını genel seçimlere yönlendirdiğini söyledi.
Yerel seçimlerde herhangi bir adaya destek vermeme kararının da ilkesel bir yaklaşımın sonucu olduğunu kaydeden Özkızan, başka adaylara destek verirken pazarlık yapmadıklarını, karşılığında aday sırası veya başka bir çıkar talep etmediklerini belirtti.
Maaşları Kısmaktan Söz Edenler Üst Düzey Maaşlara Sessiz
Asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesi ve en yüksek kamu maaşının asgari ücretin üç katını aşmaması önerilerinin görmezden gelindiğini söyleyen Özkızan, kamu harcamaları tartışılırken emekçilerin maaşlarının hedef alınmasını eleştirdi. Üst düzey bürokratların, başbakanların, bakanların ve milletvekillerinin maaşlarına sınır getirilmesi önerisi karşısındaki sessizliğe dikkat çekerek, ücret farklarının azaltılması ve gelir dağılımının tartışılması gerektiğini ifade etti.
Rejim Partileri Sermayenin Çıkarlarına Dokunamıyor
Bağımsızlık Yolu’nun “rejim partileri” tanımının, hükümetteki ve muhalefetteki partilerin Türkiye’deki egemen siyasi yönetim ile kuzey Kıbrıs’taki büyük sermaye çevrelerinin etkisi altında hareket ettiği değerlendirmesine dayandığını belirten Özkızan, sermaye sahiplerinin seçim kampanyalarını finanse edebildiğini veya doğrudan aday olarak siyasete girebildiğini söyledi.
Bu ilişkiler içinde sorunların çözülmesini beklemenin mümkün olmadığını kaydeden Özkızan, Türkiye ile iyi ilişkiler söyleminin Türkiye halkıyla değil, Türkiye’deki iktidarla ters düşmemek anlamında kullanıldığını belirtti. Bağımsızlık Yolu’nun Türkiye halkının refah ve özgürlük talepleriyle dayanışma içinde olduğunu, Türkiye’deki egemenlerin politikalarına karşı Kıbrıslı Türklerin haklarını savunacağını vurguladı.
Seçim Harcamalarımızı Kalem Kalem Açıklayacağız
Seçim dönemlerinde öne çıkan şeffaflık ve hesap verebilirlik söylemlerine rağmen partilerin kampanya harcamalarını açıklamadığını belirten Özkızan, Bağımsızlık Yolu’nun propaganda dönemi sona erdiğinde seçim harcamalarını kalem kalem kamuoyuyla paylaşacağını yineleyerek, diğer partilere de bütçelerini açıklama çağrısı yaptı.
Bağımsızlık Yolu’nun seçim kampanyasının yıllardır savunduğu parti programının devamı olduğunu belirten Özkızan, seçmenlerin karar verirken yalnızca seçim dönemindeki vaatlere değil, partilerin bugüne kadar ortaya koyduğu mücadeleye ve programa bakması gerektiğini ifade etti.